Heryerde sen
23/2/2008 · Kategori: Birikinti - Abuklamalarim
Kulagimda nereden geldigini bilmedigim bir melodi ve gecenin karanliginda yine yalnizligimla ba$ ba$ayiz... Hicbir $ey du$unmeden dinliyoruz ya da cok $ey du$unerek...
Ne kadar da kararli basiyor notalara Erkin Baba, kelimelere dokemedigi duygularini anlatmakta inatci, ama dinleyene "yeter be" dedirtmeyecek kadar da yumu$ak ve anlamli... Hayat kar$isinda olmak istedigim gibi uzun lafin kisasi...
Derken, yalnizligim sesleniyor aradan bak diyor oradayim... Beni anlatiyor her bir nota darbesiyle... Bak duyuyor musun isyanlarda $u anda?.. Senin gibi... Nasil da $iddetlendi melodi... Ama bak kabullendi $imdi de, her insan isyanlarda gordun mu? Ama kabullenmekte sonun ba$langicinda benimle olmayi...
Sus diyorum, ben kabullenmek istemiyorum ki seni... Ali$tim sana, ama kabul etmek istemiyorum bu ali$kanligi...
Sigara gibi degil... "Ali$kanlik i$te..." Deyip gecebilecegim... O bile yava$ yava$ akitir zehrini bedenime, fark ettirmez... Ama sen! oyle misin ya?! Hep fark ettirirsin varligini! Varligin bir bulut olup sarar her bir yanimi, u$utur...
Ama sonra dedim ya, ali$kanlik... isinirim.
Hani olur ya, ki$ gunu yeni serilmi$ car$aflara buz gibi yatarsin, titrer her bir yanin... Ama huzur bulursun o serinlikte bile, isinirsin sonra... Yine de kabul etmek istemezsin bir sonraki gun de u$uyerek yatagina girecegini... Ama kacamazsin, katlanirsin...
Katlanirim... Ali$ilmi$liktan gelen garip bir huzur verir varligin... Sonra varliginla uykuya dalarim... Kulagimda bilmedigim bir melodiyle, bilinmez diyarlara...
uyaniyorum..
uyandigimda,
Butun duygularimin yalan oldugunu dusunup,
Gercekleri aynalarin diger taraflarinda ararsin.
Heryer sen ve ben seni ariyorum...
Seninle ve Senli...
Sevince insanlar bir baska der ya fonda...
Durma dostum sende yer ver aska...
$imdi iceride bir ben biraktim aynanin kar$isinda.
Yarin sabah bulacagim bir Ben...
Seninle ve Senli bir Ben
Kus, Kelebek ve Sen
17/10/2007 · Kategori: Birikinti - Abuklamalarim
Tam olarak neler yazacagimin bilincindeyken aldim elime kalemimi ve kagidimi. Uzun sure sonra anlatmak istediklerimi kafamda boylesine net oturttugumuda ilk cumleme ba$ladigim an itibari ile hissetmi$tim zaten.
Kararli bir ozguven ile du$unen bir gecmi$in izleri ustunde, kucuk oynamalar ile kendimi ifade etmeye cali$acagim...
ifade edebildiklerim kadar anlayacaksiniz. Fazlasi olmayacak, fazladan cumle olamayacak...
Cumleler pe$i sira takip ederken bir sonrakini, kafamda onceki cumlenin izi kaliyor aslinda. O cumleyi vurgulayacak yeni bir cumle yazmanin heyecani ile ba$ka bir sahne cikariyorum gozlerimin onune.
Sizse...
Tum o yazdigim cumleleri en son cumle ile kafanizdan tekrar gecirip, kisa bir zaman diliminde anlatmaya cali$tiklarimin sahnelendigini goruyorsunuz. Tipki; kucukken defterlerimizin ko$elerine kalemlerimizle cizdigimiz cizgi kareleri son sayfadan tutup yava$ yava$ birakarak hareketlendirirmi$ gibi. Kendi cizgi filminizi yava$ yava$, tek tek sayfalara cizip sonra bir kerede goruntuyu hafizaniza yerle$tirmeniz gibi...
Ya da...
olumun arefesinde tum hayatinizi kisa anlariyla tekrar ya$armi$ gibi...
i$te bu yazdiklarimin butun toplami benim o olmeden once gorecegim kisa karelerin bir kismi...
Ben size du$uncelerimi yaziyorum...
Siz goreceklerimi anliyorsunuz...
Ben size ya$adiklarimi yaziyorum...
Siz ya$adiklarimi gorebiliyorsunuz...
Sanirim, iki cumle ile kendini ifade edebilen hepimiz ayni $ey yapiyoruz.
Durmadan hayallerimizi, kabuslarimizi, korkularimizi, sevinclerimizi yazip hayatimizda ki onlarca karenin birer kopyasini payla$iyoruz...
Evet...
Mutlu oluyoruz...
Hala anlatmak istedigim konuya giremedim. Sanirim giri$ uzadi, uzuyor, elimde durmak bilmedigi icin uzun uzun yaziyor. oldukten sonra yazamayacak olmanin korkusunu oda hissediyor demek ki...
Ya da mutlu olabilmek icin yaziyor...
Du$unuyorum...
Ruhum yaziyor...
Yakla$ik bir haftadir, du$lerimin icinde kurdugum utopyalarda yabancila$tigimi anladim. Kendi kontrolumde olan her bir du$umun icinde yabanci yuzler gorur oldum.
Korktum...
Ama zamanla, ali$tim...
Sevdigim onlarca insanin bende biraktigi izlere bakarak resimler cizmeye cali$tim bu arada. O insanlarin hatiralarini toplayabilecegim bir kompozisyon daha yazdim,
payla$madim...
Korktum...
Hatiralari golgesinde bile gozlerimden akabilme ihtimallerini dahi sevdigim icin. O yuzden aglamadim i$te... Ve payla$madim.
Sonra $ehir ustunde gun boyu gezdim. cocukluguma dair ne kadar anim varsa, sokak sokak toparladim onlari. Sanki... Yarin gidecekmi$ gibi hazirladim gecmi$imi bavulumun yirtik cebinde...
Evet hatirlamak istemediklerim du$sun diye...
Toplu ta$ima araclarinin huzur veren yogunlugunda, kalabalik goz haneleri ustunde gozlerimi gezdirmeye ba$ladim. i$te tam o anda onlarca goz icinde farkettigim ayrintinin cumle telafisinde, agladim...
Mutluydum...
Du$lerimdeki yabanci gozlerin aksine huzur veren, mutlulugu anlatan ayni ifadenin dokunabilirliginin verdigi guvenle agladim...
Du$lerimin ne kadar sahte bir umut ustune in$aa edildigini anladim.
Yeniden dogdum...
ustelik ba$ka gozlerin akislerinde. Ba$ka hayatlarin asude yakari$lari arasinda...
Kendimi buldum...
O an...
icimdeki tum sikintilarin, acilarin, goz ya$larin adini "kelebek" koydum...
Sanki ruhumdan bir cift kanat cikarmi$casina kanadi bedenim. Kalbim her zamankinden daha deli bir melodi mirildandi, kulagima...
Duyabiliyordum soylemek istediklerini...
ilk defa...
Uzun zaman sonra, ilk defa...
Dinliyordum kendimi...
Tum bu ayrintilar icinde... Kendi adima nefes alabilmenin heyecani da vardi icimde...
"Kelebek" farkettirtmi$ti beni, bana... Ve ucmak icin yol alan yavru ku$un aciz kanat cirpi$lari kadar uzuluyordum yarinlarima...
Tum o kalabaligin icinden ayrildigim an.
omrumde daha once hic ya$amadigim bir heyecanlada yuz yuze gelmi$tim. Du$undugum tum guzellikleri bana tekrar hatirlatirmi$casina uzerime dogru ucan bir kelebek farkettim.
i$te o an...
Yuzumde olu$an bir tebessumun neleri ifade ettigini anlatacagimin yemini ile izlemeye ba$lami$tim...
Kondugu bir cicegin guzelliginde farkettim ki... cicek, kendi guzelliginde kalmak istiyordu. Onu golgesine alacak bir kelebek bile istemiyordu, kendi dogalligina... cicegi anladigim zaman, dilimden iki kelime cikti...
"Uc kelebek..."
Uc ki... Herkes ve her $ey kendi guzelligiyle kalsin... Kendini sensiz ifade edebilsin... Kendini, kendi diliyle anlatabilsin...
Eve ula$ana kadar... Daha onlarca cumle kurdum, kendi guzelligimde...
Kendi dogalligimda...
ilk defa cumlelerimi kanatmayacagim, aglatmayacagim dedim...
icimde ve dunyama dair tum kotu anlarimi iki kelimede ifade edip uzakla$tiracagim dedim...
Sonunda kendi huzurumun menfaatsiz gulu$unde...
Gok yuzune dogru kafami kaldirip...
Kollarimi her iki yanina acip...
"Haydi" dedim...
"Uc kelebek..."
...
Kelebegin kisa omru kadar daha uzuldum...
Ama huzurluydum...
Bu gun...
icimde tum olumsuz anlarimin yolcugunu ya$adim...
Bir gunde... cok daha farkli baktim dunyaya...
cok daha fazla $ey ogrendim...
Daha cok kendimdim...
Size son iki gunumun ince ayrintilarini anlatmaya cali$tim. Ama edebi degeri var ama yok, bilmiyorum. Lakin kendimi bu bolume daha cok uyumlu goruyorum...
Bu gun boyle bir yazi cikti ortaya. Ama ben boyle daha cok ben oldum.
Ve daha cok mutluydum...
Kelebeklerinizin, omurlerini cok daha fazla uzatmadan...
sevdiklerinize ucmasi dileklerimle...
Yollarda Yansimalar..
26/9/2007 · Kategori: Birikinti - Abuklamalarim
Artik biliyorum...
Kimselere benzemiyorum...
Beni korkutsa da, yalnizligim bana daha yakin geliyor. Benimle daha cok konu$uyor...
Yalnizligimla uzun bir sure kaldiktan sonra... Denizlerin ortasinda, ufak bir adada yalnizligimla kendimi du$undugum zaman... Sen geliyorsun aklima...
Seni kabullenmemek istiyorum...
Seni olmami$, tanimami$ gibi du$undukce beynimin senden sogudugunu artik kabul etmek istemedigini anliyorum...
Tekrar tekrar olcup duruyorum seni...
Seni olmadik insanlarla kiyasliyorum... Zayif noktalarini du$unup duruyorum...
Siradan oldugun zamanlari... celi$kilerinle boguldugun anlari... A$kla, sevgiyle ilgili konu$mayi$ini... Ya da hayat hakkinda ba$kala$mani bana uyum saglamani... Beni anlamani du$unup duruyorum...
Bazi anlarda aklim seni anlamakta, seni neden sevmek istedigimi cozmekte bir zavalli kadar caresiz kaliyordu... cunku aklim bana ait degildi... Tek ba$ina caresiz nefessiz idi.
Aklim senin esirindi...
Evet...
Sen oluyorum...
Ya da...
Kendime gittikce daha cok benziyorum...
Ama biraz sonra...
"Hicbir $ey ya da hickimse olabilsen..." diyorum... Ke$ke tanimsaydim diyebiliyorum... Ke$ke sana ait tum o anlari hayatimdan her goz ya$i tanesi gibi tek bir sefer de icimden atabilsem diyorum. Haz duyuyorum bunlari soylerken. Sanki her defasinda buyuk bir sogukkanlilikla...
Kendimden vaz geciyorum... Yava$ yava$ olebilmenin $ansli tadini aliyorum. Gozlerimden akarken sen.
intihar ediyorum...
Evet olmek sadece nefes alip vermek degilse...
Ya$adigim yoksunluk icinde... Her gecen saniye oluyorum...
Kendimi kayitsiz bo$ cumlelerle kandirdigimi da biliyorum...
Beni kiracak, incitecek sozlerini sakliyorum kalbimin kilitli mabedinde... Gercekten soyleyecegin zaman, sen soylemeden acilmak uzere kilitli yuregimin kirilgan ko$esi.
Sonra sonra... Gercekten beni taniyabilecegini du$unuyorum... Gercekten sevebilecegini...
Tutunmak icin degil de... Sarilmak isteyecegini biliyorum...
Hayat akiyor, donup arkasina bakmadan acimadan geciyor uzerimizden... Bizi parcalarimizdan ayiranlar uzerimizden gecip gidiyor... Basa basa ezilmenin acisi iniltilere donu$uyor omrumuzun her birbirimizden yoksun anlarinda...
Zaman akip gidiyor...
Ama her cikmazin sonunda korkularin oldugu gibi... Umudun da oldugunu biliyorum...
imkansiz goruyordum... Beni birilerinin her $eyimle tanimasini... $imdi farkli bir cumle icinde kaybetmeni bekliyorum her $eyimi...
Eger beni tanirsan... istenmeyiz , di$laniriz dunya uzerinde...
cunku bizi gordukleri gibi sanacaklar...
Du$undukleri kadar ufak bir dunya da bilecekler..
Birbirimizi bulursak..
Lanetleniriz... istenmeyiz... Kimseler bizi arasina almaz...
Ama mukemmel bir a$k olur... Azrail her zamankinden cok sever bizi... olum bizi bekler... olum kadar severiz birbirimizi...
Dunyama ve beynime girenler...
Geldikleri gibi gittiler...
Beni gorebildekleri kadar tanidilar...
Beni baktiklari kadar anladilar...
Aslinda "ben" istedigim icin anlayamadilar... Onlarin sucu yoktu. Benim icimdeki bir engel onlara tanitmiyordu beni... Sadece birer kisa molaydik hayatlarimizda birbirimiz icin...
Birer ufak ani onlar icin...
Benden kopardiklari sayilmazdi... Tipki senden aldiklari gibi...
Tipki icimdeki o e$siz ben olabildigin gibi...
oyle yorgunum ki...
oyle sakin...
Kimseyi suclayacak halim de yok...
Aklim seni kabul etmi$... Seninle ya$amakta...
Mevsimler ve zaman akiyor hizla.
Aksin aslinda...
Hizla tukensin zaman sen yokken...
Sensizlik hizli gecsin...
Sessizlik bozulsun...
Bilinmeyen gibi umutlu mutsuz...
En kotu zamanlarda gulumsetebilecek kadar kutsal bir umutsun...
Yarin olacak biliyorum ve ben yine aslinda bildigim, merakta etmedigim ama konu$mak istedigim icin insanlara, abuk subuk sorular soracagim... Sacma sapan sorulara cevaplar verecegim... Sadece seni soyleyebilmek icin iki cumle arasinda sana yer arayacagim... Akip giden sensizlik icinde... Seni konu$mak icin sacmalayacagim... Her bir cumle de seni ya$atirken aslinda var olmak icin ozumle sava$acagim. Kendi kimligimin bilinmeyen dogum yerine... Kalbinin adresini yazacagim...
Biliyorum.
Senin dunyanda var olmadigim icin zayifim...
Ya da...
Beni parcalayanlarin alip goturdukleri kadar kalmi$ yanim...
Sana benzeyen ben...
Ben olan sen icin...
Tekrar tekrar parcalanacagim...
Beni benden kopartanlar kadar gucsuzum...
Bu kadar ben biraktiklari icin... Sana mahcubum... Yoksunum senden...
Yoksunsun kendinden...
Mecburum... Kendimi hic olmadigim, du$unmedigim, hissetmedigim gibi gostermeye... oyle ya$amaya...
Ama aslinda biliyorum... Ben konu$amadigim icin durmaksizin yaziyorum... Kendimi sorular sorulmadan cevaplarini verir $ekilde buluyorum... Elime kalemimi aldigim zamandan beri meger hep seni yaziyormu$um. Hep seni karaliyormu$um yeni farkettim. Hep sen oluyormu$um her kelimede. Her cumlede seni ciziyormu$um beyaz bir kagit uzerine...
Ve sonra... Soruyorum kendi kendime...
Kimsin sen?..
Ne icin yaziyorum?.. Neden konu$amiyorum...
Aradigim ve yazdigim insan sensen...
Ve sen bana benziyorsan...
Benim gibi oldugunu, bana benzedigini du$unuyorsan...
Muhtacsan sen de, var olmak icin kendin gibi birini bulmaya... O zaman cik gel.. calmadan gir dunyamin kapisindan...
Asla affetme beni... Beni ve hatalarimi... Yuzume vur her yalanimi. Degi$tir ali$tigim hayatin rutin rayini. Boz butun dengelerimi. Kucumse, yuzume vur butun zaaflarimi...
Konu$ benimle benim dertlerimi bana sen soyle...
Sorunlarina gozlerim de cevap bul...
Kendini bul benim sozlerim de...
Bende ayni $ekilde davranmaliyim. Hesap sormaliyim...
Yuzune vurmaliyim eksik kalan yanlarini... A$k ve sevgi adina konu$mayi$ini...
Tek ba$imiza var olmayi$imizin farkinda oldugumuz halde ya$adigimiz icin... Acisini birbirimizden cikartmak adina hesap sormaliyim...
Siradanligini ve celi$kilerini yorumlamaliyim sana...
Neden ben oldugunun hesabini sormak icin...
Gel bana...
Birbirimizi bulmu$ken yitirmek pahasina...
Ama biliyorum senin elinden gelmez kirmak... ustelik kendisine benzeyen birini bulmu$ken...
cunku bilirsin benim gibi sen de...
O en buyuk aciyi ve kirginligi yillardir aradigini.
Sana en cok benzeyen insanin ya$atacagini.
Bilirsin bunu...
Ama yine de engel olamazsin... oylesine yorgun du$mu$sun ki...
oylesine kirginsin ki seni kendinden kopartanlara...
Du$unursun...
Madem o da benim gibi tek ba$ina var olamiyor...
Herkes onu gordugu kadar o saniyor...
Kendisini ozleyen birinden gelsin istersin o senin en buyuk yikiminin...
Tipki benim gibi...
Yalnizligi sevdigim gibi...
icimizdeki urperi$ gibi...
Kimselere benzemiyoruz biz...
Ve i$te...
Ezilmi$ ve kucumsenmi$ sevgimle ba$ba$a kaldim yine...
Gittin beni yikmadan... Tipki onun gibi...
Doneceksin biraz daha koparildiktan sonra kendinden. Kendin gibi beni araycaksin... Ben seni ariyor olacagim...
En buyuk yikimi ama en muthi$ a$ki birbirimize vermek icin bulu$acagiz aldigimiz son nefeste...
oncesi yok onemseme!..
olum bizi sevecek unutma... olum kadar bizde birbirimizi...
Ararken geride biraktigimiz parcalarimizin artik onemsiz oldugu gibi...
$imdi...
Pi$manliklarim, ba$kasina verdigim acida taninmak istedigim anlarin uzuntusuyle... Kendimden ho$nut olmadigim bedenime verdigim zararlar icin...
Bedenime gercekten sahip olan annem icin...
onemsemedigim parcalarimdan ozur diliyorum...
Dondugunde seni bulmak istiyorum... Senin beni bulmak istedigin kadar ben de seni ozluyorum... Tipki beni ozledigin yalanina kar$i seni hala sevmedigim gibi...
Ben seni kimsenin sevemeyecegi kadar sonsuz bir tutkuyla... Geride biraktigim anilarimla... Tertemiz ve sonsuz bir aciyla sevecegim...
Bu aci benim mutlulugum olacak... Beni bulmak istemedigini bile bile...
Yarinlarimda her cumlenin icinde senden kalan benler olacak!
Biliyorum bir "ben" ya$anmayacak...
En buyuk yikim parca parca yabanci bedenlerden olacak...
Ve icimdeki cocuk elinde kalemiyle hicbir zaman konu$amayacak...
Noktali Virgul
27/8/2007 · Kategori: Birikinti - Abuklamalarim
Hepimiz icin zamanin farkli ya$andigi ender deneyimler olmu$tur...
Bir olay gercekle$ir, oylesine duygu ve yogulunluk yukludur ki; vucud durur, ortam silikle$ir
olayin kendisi donup kalir, bir mercegin goruntusu gibi yakinimizdadir...
Goruntuyu taa beynimizin icine kilitleyen anahtarin dondugunu bile i$itebilirsin...
I$te o anda tersine donmu$ bir ya$anma$lik duygusu hissedersin. Ya$amin boyunca onu bellginden her cikarip aldiginda, kadife kutunun icerisindeki bir altin yuzuk gibi parlayacagini bilirsin..
"Anlamak istedigin $eye bakmak zorundasin"...
Ya dogrudan gozlerinle, ya da dolayli yoldan.. hemen $uan anlamak istedigin ortamdaki bir nesneye bakmayi dene yada duymayi en azindan hissetmeyi ANLAMAK?
Gunluk ugra$larim sanki cozulmesi gereken gelecegin onume koymu$ dugumleri gibi... Tabi bu dugum herkes icin farkli ya da katlanarak cikan bir sema gibi hayatimi cozumlemeye cali$iyorum... Katlar ard arda ve oyle kusursuzdur ki sen ciktiginda senin rengini alir bazen siyah bazeb beyaz..
Zor mu oldu?
Peki...
...
..
.
Bunu $oylede du$unebilirsin...
Ya$adigimiz hergun ya$anmi$ gunlerin ufak birer parcasi gibi. Bu parcalari herkes alir ama birle$tirme yontemi farklidir tabi farkliliklari onceliklerin belirler..
Hala mi anla$ilmadi?
Ba$ka bir deyi$le tamamlanmami$lari tamamalama yontemleri insana gore degi$ir...
noktali virgul
Bunun adi INANCdir!!!
Mayho$ Hayat
31/5/2007 · Kategori: Birikinti - Abuklamalarim
Bazen de mayho$ bir tadi oluyor hayatin.
Sen ne yapacagini bilemiyorsun.
Aci bir cikolata gibi..
Dilinde hem aci bir tat, hem tatli.
ikisi birbirini olduruyor.
Sen tadi nasil soyleyemiyorsun.
Ya da bir karamizah filmi.
Gulduruyor, kahkahalar attiriyor.
Fakat her gulu$, canini yakiyor.
izledikce kari$iyor her $ey bir birine.
Gulemiyorsun..
Aglayamiyorsun da..
oylece bakiyorsun.
icinde bir burukluk.
"Hep boyle surse de..."
Diyorsun.
Doya doya gulsem..
Doya doya aglasam..
Ama birini mutlak ya$asam..
Ya da buyuk bir orkestra,
Mukemmel bir beste caliyor.
Her $ey uyum icinde.
Ama aci-tatli bir orkestra bu..
Ensturmanlarin bazilari aci icinde cigliklar atiyor.
Bazilari ise seni dans etmeye cagiriyor.
Sen yine buruk,
Yine kararsiz,
Yine n'apacagini bilmez.
Ne aglayabilensin,
Ne de gulebilen..

Kalıcı Bağlantı - Sizin Dedikleriniz (1) TIKLA! YORUM YAP!
Hayattan Cikmak istiyorum
18/2/2007 · Kategori: Birikinti - Abuklamalarim
Beynime hayat dayadi en guclu silahini. Acimadan cekti tetigi... Dagitti en saf yanlarimi. Acinin en agiri bu. $uursuzca agitlar yakiyorum $imdi, ariyorum saf yanlarimi...
Avuclarimda o masum koku; nice temiz, saf kan kokusu icinde yok umutlarm...
Yok dagilan saf yanlarim...
Ucuruma ko$uyorum $imdi...
Yokolu$a teslim ediyorum kendimi...
Ruhsuz bir bedenin can acitan tirnaklarini batiriyorum...
Bu hayattan cikmak istiyorum...

Bitmedi..
8/2/2007 · Kategori: Birikinti - Abuklamalarim
Bir "ho$cakal"di, hatirliyorum
Bir "elveda" asla
Yarin daha iyi hissedecektim
Gozya$larina degmeyecekti, soyleyemediklerim

3/2/2007 · Kategori: Birikinti - Abuklamalarim
Yoruldugumu hissediyorum bazen.
Bedenim agirlasiyor,
parmagimi oynatacak halim kalmiyor.
Basim agriyor.
Tum keyfim kaciyor ve ne yapacagimi bilmiyorum.
Muzigi aciyorum.
En kisik sesle..
Dayanamiyorum gurultuye,
rahatsiz oluyorum, kapatiyorum..
Cok calismiyorum.
Hic calismiyorum.
Yaptigim bir sey yok.
Ama ben yoruluyorum...
Ruhum Cehennemde
30/1/2007 · Kategori: Birikinti - Abuklamalarim
Kabuslarimin icinde kayboldum...
Yolumu bulamiyorum. Uyuyorum, gozlerim kapali...
Karanlik..
Tum yonler kari$mi$, onumu goremiyorum. Kapali kaldigim oda daraliyor. Bagirmak istiyorum, sesim cikmiyor. Gozlerimi acamiyorum.
Kabuslarimin icinde kayboldum,
Yapayalnizim...
Di$ari cikacak bir yol bulamiyorum. Sadece ben varim ve ba$ka hicbir $eyi hissedemiyorum.
Kendi ruyalarimin icinde esir kaldim, di$ari cikamiyorum. Alevler her yerimi sariyor...
Normal bir zamanda, sadece gozlerimi acarim...
Ama yersiz...
Ruhum cehennemde yaniyor sanirim...

Hayat - Kareler
23/1/2007 · Kategori: Birikinti - Abuklamalarim
Uzun zamandir yazmak istedigim bir $ey...
Biraz biraz, ali$iyorum sanirim bazi fikirlere ve davrani$lara...
Mesela,
bana cok ilginc geliyor: $u an, ben dunyanin apayri bir noktasindayim,
kendi ulkemde degilim. Lap-topumun ba$inda oturmu$, bu cumleleri
yaziyorum.
Ben bunlari yazarken, sizin hallerinizi du$unuyorum.
Kiminiz
di$arida bir barda iciyor, kiminiz bir yolculukta, kiminiz mi$il mi$il
uyuyor... Belki de kiminiz hapur hupur yiyiyor. :)
Ancak,
"bu yazi" ile "siz", bir sure sonra bir noktada caki$acaksiniz ve
yazilan bu satirlari belki bir hevesle belki de bir can sikintisiyla
okuyacaksiniz. E belki de okumayacaksiniz tabii. Neyse...
$u an, bu yaziyi okuyacak binlerce ki$iyi du$unuyorum. Biri de, monitorun ba$inda yazinin nereye yonelecegini merak eden "sen"i.
Aslinda durum daha da onemli, buyuk hatta vahim...
$u anda kiminizin yakini oluyor.
Veya,
$u anda kiminiz oluyor...
Evet,
bu cumle sizler icin cok daha "kendine getirici" oldu sanirim... Bu
yaziyi yazarken "mi$il mi$il uyuyor" diye du$undugum insan, aslinda
yarin bir trafik kazasinda ya$amini yitirebilir. Hem de, bu yaziyi
okuduktan hemen sonra supermarkete giderken... Belki de sayfayi acmi$ti
da, "Gelince okurum." diye birakmi$ti. (Belki, siradaki sensin? Kim
bilir? Hah, veya arkandaki...)
Boyle konu$urken, "Kelebek Etkisi" denilen muazzam olayi bir kez daha ya$iyorum. "Kaos Theorisi"... Denir ki; kelebegin kanat cirpi$i gibi kucuk bir $ey, dunyanin yarisini dola$acak bir tayfuna neden olabilir...
Bu
yaziyi ne kadar uzun tutarsam, sizin hayatinizdan o kadar calmi$
olurum. Bu site, sizin monitorunuzde o kadar fazla gozukmu$ olur...
...ve
bundan sonraki butun hayatiniz, burada 2 saniye daha kaldiginiz icin
degi$ir. "Degi$ebilir" demiyorum, "Degi$ir!" diyorum. (aha, kapa
monitoru kapa, patron bakiyor...)
Ne kadar ilginc degil mi?
Ben bu yaziyi yazarken, insanlar doguyor ve insanlar oluyordu... Milyarlarca insan da ya$amina devam etmeye cabaliyor.
Siz de bu yaziyi okurken insanlar doguyor, ya$iyor ve bir kismi oluyor.
Ba$ka insanlar, ba$ka yazilari yazarken de biz doguyor, ya$iyor ve belki de siz bu yaziyi okurken ben oluyor olacagim?!
Duzyazi okurmu$ gibi okursan, hicbir $ey anlayamazsin. Butun yazim sana sacma gelecektir. $imdi yukaridan tekrar ba$la...
Amacim, felaket haberciligi yapip "huveee hepimiz ollceeeezzz" demek degil tabii ki...
Amacim $udur;
Aslinda
burada, bulundugunuz web sitesinde yazdigim en kucuk $eyle bile
binlerce insana hitap edebiliyorum. Bu benim ilgincime gidiyor
nedense... $u an, hic gormediginiz bir insanin, dunyanin ba$ka bir
ko$esinde yazdigi, havanin soguk degil ama yagmurlu oldugu, gecenin
bilmem kacinda yazdigi yaziyi okuyorsunuz. $u an, sizin
monitorunuzdeyim. Hayir hayir, degi$tiriyorum.
$u an, senin yanindayim.
Siteyi kapayana kadar da yaninda olacagim, istesen de istemesen de... Yuzumu gormen veya adimi bilip bilmemen onemli degil.
insanlar
bunu her gun yapiyor?! Her gun hayal ediyor, her gun kendisini iyi bir
yerde goruyor. Evet, bunun hayaliyle ya$iyor insanlar ve buna ragmen,
cogu ne istedigini bilmiyor.
$u an, binlerce insanin hayatini etkileyebiliyorum. Bu bir sacmalik veya bir $aka degil. Benim gibi du$unuyorsan, birikinti.blogcu.com'a
ho$ geldin... Benim gibi du$unmuyorsan, beynin eski fikirleri atmayi
reddediyor demektir. Bu dogal bir durum ve endi$e gerektirmez.
Tela$lanma... (Hayir, sakin sakin oldugunu du$unme!)
Eski
ve yillardir inandiginiz fikirlerin birden degi$mesi zordur. imkansiz
degildir, zordur. Bu yuzden beyninize biraz sure verin; ama du$unun. Bu
siteyi takip ettikce tedaviye cevap almamiz daha kolay olur. (Eger her
$eye ragmen yeni fikirleri "download" edemediysen, zorlama; cunku sen
de benim fikrim icerisindesin. Fikrinin kisa surede degi$memesi cok iyi
bir sonuc ne de olsa... Neyse, bizim vaktimiz var. Ya senin?)
Daha konuya girmedim desem, sizlerden nasil bir yanit alirdim bilmiyorum...
Mutlu bir ucak seyahati ile harika bir tatil yapmayi planliyorsunuz. Her $ey guzel, yolunda...
Ucagin icindeki kirmizi i$iklarin yanmasi ve "Lutfen kemerinizi takin." anonsuyla beraber keyfiniz kaciyor. Evet evet =)
Ucak
hizla kendisini yercekimine birakmaya ba$liyor. Ucagin icinde bir anda
panik ortami olu$uyor ve cigliklar pe$insira kulaklarinizda
yankilaniyor. Oksijen maskeleri cikmi$, bavullar dagilmi$, bayilanlar,
kafasini vurup etrafi kan icinde birakanlar da cabasi...
$imdi...
Bu filmi bir sureligine donduralim...
Ucagin
icindeki manzarayi az cok kendi hayal gucunuzle kurmu$sunuzdur. Benim,
sizden yapmanizi istedigim $ey, kamerayi yava$ca sizin oldugunuz
koltuga dogru getirmek. Ancak, filmi dondurdugunuzu unutmayin. Kamera
sadece sizi goruntulediginde ne yaptiginiza bir bakin.
Surat
ifadeniz komik mi? Ne yapiyorsunuz? Evet, harbiden... $u aptal soruyu
kendinize bir sorun bakalim monitorun ba$inda... Kendiniz icinizden
du$unup, cevap verin. Bekliyorum...
.
.
.
.
.
Tamam...
Bir cogunuzun gercekte nasil oldugunu soyleyeyim mi? Gozleriniz falta$i
gibi acik, burun deliklerinize cakil ta$lari, agziniza da biraz
zorlasam kafam sigar. Tamam tamam, betimleme terbiyesizce kacti. Ben
terbiyesiz biri degilim.
Ama oyle saniyorum ki yuz ifadenizi anlatabildim. =)
O, dondurdugumuz film karesinden sadece kendinizi canlandirin, hareketlendirin. Kameraya bakin. $u anda herkes sizi izliyor.
O binlerce ki$ilik ucakta bulunan ve kameraya bakan herkese soruyorum.
oLMEDEN oNCE, NE YAPMAK iSTERDiNiZ?
O an ucakta, olumle burun buruna gelmi$ haldeyken kendinizi canlandirin, sorun...
Bekliyorum...
.
.
.
.
.
Yukaridaki
diger sorulara zit olarak, bu soruda 2 saniyeden fazla beklediyseniz,
size "Neden ya$iyorsun?" sorusunu sormam gereksiz olacaktir. (cunku
kendin, bu soruyu az once kendine "coktan" sordun...)
Filme devam etmeyin; o film orada bitti...
...diyecegimi saniyorsaniz, bu yazinin ana fikrini bir daha du$unun...
O film daha bitmedi.
$u an ya$aniyor.
$u an, bu filmin cekim a$ama$i suruyor sevgili okurlar.
Ya... i$te boyle...
Gokten
uc ucak, ayh aman, uc elma du$mu$... Hepsini de az once ben yedim.
(Bazi arkada$lar, yaziyi okurken cok zor anlar gecirmi$ olabilir diye,
biraz ortami sogutacak espriler yapayim dedim, ne var yani?)
$aka bir yana,
Du$unseniz
de, du$unmeden amacinizi kendinize hemen soyleyebilseniz de, $u an
sizden "Bence" yazarak, bu hayattaki amacinizin ne oldugunu yazmanizi
istiyorum. (cok bekleme, gec olmasin...)
Ama $oyle bir oyun daha oynayalim.
Bu
site yillarca acik kalacak emin olun. $uradan bir uyelik alin,
aldiysaniz uye giri$inizi de yaptiktan sonra amacinizi yazin. Bu
sayfada, madde madde ve ar$iv niteliginde insanlarin amaclari olsun.
Hic tanimadigim(iz), hic gormedigim(iz) ve belki de hic
tani$amayacagim(iz) insanlarin amaclari...
Ancak bir kural daha var:
Sadece 1 (yaziyla: "bir") amac yazabilirsiniz... Listenizde, en ust sirada bulunan amac... Ben ba$liyorum.
Hepinizin burada, bu yaziyi yazarken, monitorumden cikarak yanimda oturup, bunlari yazmama yardimci oldugunuzu bilerek...
Saygi ve en iyi dileklerimle...
