<font color=black>YAS</font>
24/1/2007 · Kategori: Birikinti - Deniz
bilmiyorum ki çok mu yüklendim kendime? çok çaba sarfettim üzülmemek için. çok uğraştım görmeyim diye, görüp de etime batan o iğneyi derine sokmayım diye...
uyurken masumdu, gerçekte de öyle miydi bilmem, karşı çıktım her zamanki gibi kendime, durdum öylece. yok dedim, artık eskisi gibi değil, iyiyim. iyilik değil de, bi kabulleniş sanki. ölmeyi beceremeyen bi insanın yaşamayı seçmesi gibi. ölmeyi becerememek.. peki deli gibi yaşamak isteyip de bi kurşuna yenik düşenler ne olacak?
insanlar ölüyor, bense ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorum. bu ülkede güvercinlere de dokunurlar Hrant Dink, eseriyle gurur duyan ırkçılara sorun sebebini. cidden hayal mi benim isteğim? yok, olamaz öyle bir dünya, mümkün değil. umudumu kaybetmeye alışığım, sorun değil.
unutuyoruz, unutturuyoruz, yapacak bir şeyimiz yok maalesef. birkaç yıl önce bir belgeselde insanlar gördüm. ne oldu bu insanlara dedim babama. onları yaktılar dedi babam. o zaman anlamamıştım gözlerindeki bakışı, sonraları bu ülkenin dumanıyla boğulanları gördükçe anladım. anladım gözlerindeki o büyük acıyı. kaçmak zorunda bırakılışlarını izledim, geçmişi. ve çok da farklı olmayan geleceği..
şimdi düşünüyorum, bunca şeye rağmen nasıl yaşarım ben diye. bir umut yeter mi insanı yaşatmaya?
bıraktığı sigara izmaritine baktım uzunca. açmadım pencereleri, gitmesin diye kokusu. kımıldamadım, bozulmasın diye sessizliği.
öldüler..
gittiler..
ölecekler..
gidecekler..
ben arkasından bakacağım...

0 yorum yazılmıştır